Anksiyete (İngilizcesi anxiety) Türkçe’de kaygı, endişe, sıkıntı, huzursuzluk anlamına gelir.

“Yaygın anksiyete bozukluğu” psikiyatrik bir sorundur. Halk arasında “kuruntu hastalığı” olarak da bilinir. Kişinin aşırı kaygılanması, o an içinde bulunduğu durum gerektirmemesine rağmen yoğun endişe hissetmesidir.

Stres yaratan durumlar karşısında insanın kendini huzursuz hissetmesi, kaygılanması gayet normaldir. Ancak yaygın anksiyete bozukluğu olan kişilerin hissettiği kaygı süreklidir ve gündelik yaşamlarını etkileyecek, engelleyecek boyuttadır.

Ne öğrenmek istiyorsunuz?

Yaygın Anksiyete Bozukluğu hakkında detaylı bilgi için okumaya devam edin.

“Anksiyete bozuklukları” ne demek?

anksiyete bozuklugu nedir

“Anksiyete bozuklukları” tıpta bir grup psikiyatrik hastalığa verilen isimdir.

Bu başlığın altında, “yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi, agorafobi, obsesif kompulsif bozukluk, akut stres bozukluğu, panik bozukluk, özel fobiler, travma sonrası stres bozukluğu” gibi ruhsal sorunlar yer alır.

Bu rahatsızlıklardaki ortak nokta, kişinin içinde bulunduğu veya gelecekte olacağını düşündüğü bir duruma karşı aşırı endişe ve korku hissetmesidir.

Bu yoğun kaygı, kalp çarpıntısı, titreme, nefes alamama, mide bulantısı gibi bedensel sorunlara da yol açabilir.

“Anksiyete bozuklukları” birbirlerinden farklı nedenleri ve belirtileri ile ayrışır. Biz bu rehberde yaygın anksiyete bozukluğunu detaylı bir şekilde ele alacağız.

Yaygın anksiyete bozukluğu nedir?

anksiyete

Diyelim ki bir arkadaşınızın arabasındasınız. Arabayı çok hızlı kullandığı için rahatsız oluyorsunuz. Bir şey söyleyemiyorsunuz ama içten içe ciddi bir sıkıntı hissediyorsunuz, nefesiniz kesiliyor, kalbiniz sıkışıyor.

O an bunları hissetmeniz gayet doğal, çünkü arabada ölüm tehlikesi yaşıyorsunuz.

Fakat ortada bir şey yokken yahut çok küçük şeyler karşısında arabada hissettiğiniz o sıkıntılı durumu aynen yaşıyorsanız bu,  yaygın anksiyete bozukluğuna sahip olduğunuz anlamına gelebilir.

Normal koşullarda bir tehlike karşısında endişelenmek olağan ve gerekli bir tutumdur. Bu sayede o sıkıntıdan kurtulmak için harekete geçeriz.

Örneğin, karşıdan karşıya geçerken araba gelip gelmediğine bakmak, önemli bir sınavda başarılı olmak için hazırlanmak, kanserden korkup sigarayı bırakmak olağan kaygıların olumlu bir sonucudur.

Yaygın anksiyete bozukluğu ise en basit anlatımı ile bu kaygıları abartılı bir şekilde hissetmektir.

Bu kişiler en küçük problemler karşısında dahi günlük yaşamlarını etkileyecek oranda endişelenirler. Özellikle de sağlık, aile, para, okul, çalışma hayatı ile ilgili konuları büyütme eğilimdedirler.

Bu şekilde hissetmelerinin yanlış olduğunu düşünseler bile kendilerini kontrol edemezler.

Yaygın anksiyete bozukluğunun belirtileri nelerdir?

yaygin anksiyete bozuklugu

Her insan gergin ve çok endişeli olduğu dönemler geçirebilir. Kişinin hissettiği kaygının psikiyatrik bir sorun haline gelmesinin asıl nedeni kaygının içeriği değil, aşırı derecede ve kontrol edilemez olmasıdır.

Bu hastalarda en sık yaşanan endişe türü, “kötü bir şey olacakmış, kötü bir haber alacakmış, bir felaket olacakmış” gibi hissetmektir.

Bu endişenin boyutu, iç sıkılmasından panik olma derecesine kadar geniş bir yelpazede olabilir.

Uzmanlara göre, kişi bu yoğun endişeleri ve aşağıda göreceğiniz belirtileri en az 6 ay süreyle, neredeyse her gün yaşıyorsa yaygın anksiyete bozukluğu ihtimali son derece yüksek demektir.

Hastalarda bunlar dışında diğer ruhsal sorunlara dair belirtiler de görülebilir. Çünkü bu hastaların %90’ında en az bir tane daha ruhsal bozukluk olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan çeşitli araştırmalarda, bu kişilerin %62,4’ünde majör depresyon, %10,5’inde bipolar bozukluk, %3’ünde agorafobi, %27’sinde panik bozukluk sorunlarına rastlanmıştır.

Yaygın anksiyete bozukluğunun psikolojik belirtileri

Bu mental sorunda hastaların endişelerine zihinsel belirtiler eşlik eder. Kişide bu belirtilerin tamamı ya da bir kısmı görülebilir.

  • Küçük şeyler için aşırı üzülmek
  • Endişelenmeye engel olamamak
  • Huzursuzluk
  • Çabuk heyecanlanmak
  • Dikkatini toplayamamak
  • Sinirlilik
  • Uyku sorunları (Uykuya dalmakta güçlük, uykuyu sürdürmekte güçlük, uykudan yorgun uyanma)

Yaygın anksiyete bozukluğunun bedensel belirtileri

Bu rahatsızlıkta fizyolojik belirtiler de görülür. Bir benzetme yaparak söylersek, beyin yanlış alarm verdiği için vücutta seferberlik ilan edilir, bu da farklı bedensel tepkilerin ortaya çıkmasına neden olur.

  • Kolay yorulmak
  • Kan basıncının yükselmesi
  • Titreme
  • Kalp atışlarının hızlanması
  • Kaslarda gerginlik veya ağrı
  • Ağız kuruluğu
  • Yutma güçlüğü
  • Terleme
  • Baş ağrısı
  • Soluk almada güçlük
  • Baş dönmesi
  • Sık tuvalete gitmek
  • Mide bulantısı
  • Boğazda bir şey varmış hissi
  • Ani sıcak basması

Yaygın anksiyete bozukluğu kimlerde daha çok görülür?

Türkiye Ruh Sağlığı Profili‘nde yaygın anksiyete bozukluğunun görülme sıklığı %0.7 olarak bulgulanmıştır. Ancak bazı uzmanlar bunun düşük bulgulandığını düşünmektedir.

Bir karşılaştırma olması açısından, Amerikan Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü ABD’de yaygın anksiyete bozukluğunun görülme sıklığını %3,1 olarak vermektedir.

Bu ruhsal bozukluk kadınlarda 2 kat fazla görülmektedir.

Ayrıca Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde yapılan bir araştırmada, kadınlarda belirtilerin  daha şidddetli seyrettiği ve hastalığın görülme yaşının daha düşük olduğu gözlemlenmiştir.

Yaygın anksiyete bozukluğu nasıl tedavi edilir?

anksiyete tedavisi

Yaygın anksiyete bozukluğu büyük oranda tedavi edilebilen bir ruhsal sorundur. Hastaların %70-75’i tedaviden fayda gördüğünü belirtmektedir.

Tedavi psikoterapi ve ilaçla yapılır. Bunlardan biri ya da her ikisi birden kullanılabilir.

Tedavinin uzun sürmesi muhtemeldir. Bu süreçte hastanın endişelerinin artış gösterdiği veya çok azaldığı dönemler olabilir.

Yaygın anksiyetenin psikoterapi ile tedavisi nasıl yapılır?

Psikoterapi, konuşma yolu ile yapılan tedavidir.

Endişeler kişinin hayatını kısıtladığı için terapilerde ana amaç, endişelerin üstüne gitmek, korkulacak yanları olmadığını göstermektir. Bu da hastaya açıklamalar yaparak ve bu sayede ikna ederek gerçekleştirilir.

Terapi seanslarında hekim, uygulanacak tedaviyi belirlemek için yaşanan sorunların nedenlerini anlamaya çalışır.

Hastaya uygulanacak tedavinin neleri, nasıl düzelteceğini, ilaç verilecekse olası yan etkilerini anlatır.

Hasta merak ettiği konularda sorular sorabildiği için aldığı cevaplarla rahatlar.

Yaygın anksiyetenin ilaçla tedavisi nasıl yapılır?

İlaç tedavisine genelde anksiyetenin günlük yaşamı ciddi bir şekilde etkilediği durumlarda başvurulur. İlk seçenek genelde seçici serotonin adı verilen antidepresan grubu ilaçlardır.

Bu tedaviye cevap vermeyen hastalara ne yapılacağı tartışma konusudur. Teknik olmakla birlikte söylemek gerekirse, bazı hastalar trisiklik antidepresanlar, buspiron ve pregabalin grubundaki ilaçlardan fayda görebilmektedir.

Yapılan araştırmalar ilaç tedavisinin ne kadar süreceğine dair net bir zaman verememektedir. Ancak en az 6 ay sürmesi tavsiye edilir.

Hastaların %25’inde ilaç tedavisinin kesilmesinden 1 ay sonra tekrarlama (nüksetme),  %60 ile %80 hastada ise 1 sene içinde tekrarlama ile karşılaşılmıştır.

Yaygın anksiyete bozukluğu neden olur?

anksiyete

Birçok ruhsal hastalık gibi yaygın anksiyete bozukluğunun nedenleri de tam olarak bilinmemektedir. Etkili ve kalıcı tedavi yöntemlerinin bulunabilmesi için daha fazla bilimsel araştırma yapılmasına ihtiyaç vardır.

Genetik faktörler, davranışa dayalı nedenler, beyin kimyası, yetiştirilme şekli gibi etkenlerin bu bozukluğa neden olduğu düşünülmektedir.

Yapılan araştırmalarda, tek yumurta ikizlerinin her ikisinde de bu bozukluğun görülmesi kalıtsal faktörlerin daha güçlü bir neden olabileceğini göstermektedir.

Davranışa bağlı nedenler arasında kişinin hızlı ve derin nefes alma alışkanlığının anksiyeteye yol açabildiği görülmüştür.

Kişi hızlı nefes aldığında kandaki karbondioksit oranı ve asit azaldığı için beyne az oksijen gider. Bu da anksiyetenin bedensel belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur.

Ayrıca bu hastalarda sık iç çekme ve esneme de kaygı seviyesinin artmasını tetikleyebilir.

Bir diğer davranışsal sebep de düşünme şeklidir. Olumsuz konuları çok düşünmek kişiye kendini daha kötü hissettirir.

Bunun sonucunda da aslında gerçekleşmeyecek olayların gerçekleşme ihtimali daha mümkün gibi görünmeye başlar. Bu da anksiyete bozukluğuna davetiye çıkarır.