Selfie kelimesinin anlamı, kişinin kendi fotoğrafını kendisinin çekmesi demek. Diyelim ki cep telefonunuzun ön kamerası ile kendi fotoğrafınızı çektiniz. İşte bu yaptığınız “selfie çekmek”, çektiğiniz fotoğraf ise “selfie” olur.

İngilizce kökenli bir kelime olan selfie 2000’li yılların başında kullanılmaya başlandı. Sosyal ağlar sayesinde hızlı bir şekilde yaygınlaştı. 2013’te Oxford İngilizce Sözlüğü’ne girince varlığı tescillendi.

Türk Dil Kurumu tarafından selfie’nin Türkçe karşılığı olarak “özçekim” ve “görçek” kelimeleri önerildi ama ikisi de tam anlamıyla benimsenmedi.

Bu rehberde SELFIE ile ilgili neler var?

 Selfie hakkında detaylı bilgi için okumaya devam edin.

 Selfie kelimesi nasıl ortaya çıktı?

Oxford Sözlüğü’ne göre bu kelimeye ilk kez 2002 yılında bir forumda rastlandı. 2004’te de fotoğraf paylaşım sitesi Flickr’da birçok fotoğraf #selfie ile etiketlendi.

2010’da piyasaya çıkan iPhone 4’te ön kameranın olması kendi fotoğrafınızı çekmeyi daha da kolaylaştırdı, çünkü artık fotoğraf çekerken kişi kendini görebiliyordu. Bu da tabii selfie’yi ve dolayısıyla da sözcüğü daha da yaygınlaştırdı. Öncesinde de ön kamerası olan birkaç telefon modeli çıkmıştı ama onlar iPhone kadar popüler değildi.

Selfie öncelikle İngilizce konuşulan ülkelerde sosyal medyanın vazgeçilmezlerinden biri oldu. Sonra diğer dillerde de kullanılmaya başlanınca tüm dünyayı adeta ele geçirdi.

2013 yılında Oxford Sözlüğü selfie’yi yılın kelimesi seçti ve aynı yıl sözlüğüne şu şekilde dahil etti:

selfie, n. (informal): a photograph that one has taken of oneself, typically one taken with a smartphone or webcam and uploaded to a social media website.

Bire bir Türkçeleştirmeye çalışırsak şöyle diyebiliriz:

selfie, i. (konuşma dili): kişinin genelde bir akıllı telefon veya bilgisayar kamerası ile kendini çekip sosyal medyaya yüklediği fotoğraf.

Selfie yerine hangi Türkçe kelimeler öneriliyor?

TDK Bilim Kurumu 2014 yılında bir çağrı yaparak halktan selfie için alternatif kelimeler önermesini istedi.

Bunun üzerine aralarında, “bakçek, bençekim, fotoben, fotokendi, kendiçekim, otofoto, özçekim, özfoto, özpoz, yüzçek” gibi kelimelerin olduğu 1200 civarında öneri geldi.

TDK üyeleri, aralarında tartışarak bunlar arasından “özçekim” sözcüğünü önermeye karar verdi. Ancak başlarda belirli bir ilgi ile karşılansa da özçekimin yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığını söylemek zor.

Onlar da bunun farkında oldukları için 2016’da TDK’nın yayın organı olan Türk Dili dergisinde bu kez “görçek” önerildi.

“Görçek” aslında, havacılık tarihinde de önemli bir yeri olan Emrullah Ali Yıldız’ın bulduğu bir kelime.

1930’lu yıllarda Emrullah Bey’in İstanbul Galatasaray’daki fotoğrafçılık stüdyosu vardır. Buraya Fikret Kaftanoğlu’nun icat ettiği ve kişinin kendi fotoğrafını çekebildiği bir makine koyar.  Bastırdığı ilanlarda da bu icadı “görçek makinesi” adı ile pazarlar.

İyi bir selfie nasıl çekilir?

Aslında gayet basit görünüyor. Telefonu eline al, ön kamerayı aç, poz ver ve çek. Eğer beklentiniz buysa sorun yok. Fakat yüklediğinizde fotoğrafınızın beğenilmesi, like almasını istiyorsanız bazı noktalara dikkat etmeniz gerekiyor.

1) En iyi göründüğünüz açıyı tespit edin

Eğer fotojenik değilseniz bazı açılarda istediğiniz gibi görüntü vermeyebilirsiniz. İlginçtir, bazı insanların yüzünün sağ tarafı, bazılarının sol tarafı fotoğraflarda daha iyi çıkar. Siz de kendi doğru açınızı denemeler yaparak ve çektiğiniz fotoğraflarla ilgili arkadaşlarınızdan fikir alarak tespit edebilirsiniz.

2) Konsept bulun

Sadece yüzünüzü çekmek yerine fotoğrafınızda bir konsept olmasını sağlayın. Bu, yeni saç modelinizi göstermek, çok güzel bir arka planın önünde poz vermek, sokakta gördüğünüz küçük bir kediyi sevmek olabilir. Bu şekilde çekeceğiniz fotoğraflar çok daha fazla ilgi görür.

3) Yüz ifadenize önem verin

Önplanda yüzünüz olduğuna göre ilginç bir yüz ifadesi her zaman ilgi çekecektir. Yaratmak istediğiniz etkiye göre bu poz gözlerinizi kısmak, gözlerinizi çok açmak, dudaklarınızı kıvırmak  gibi bir ifade olabilir. Eğer kendinize has ifadeler bulup onları kullanırsanız öylesi çok daha yerinde olur.

4) Uygulamalardan destek alın

Android ve iOS uygulama dükkanlarında en iyi selfie’yi çekmenize yardımcı olacak binlerce mobil uygulama bulmak mümkün. Bunların kimi fotoğraf kusurlarını örtüyor, kimi de daha eğlenceli, daha ilgi çekici fotoğraflar çekmek isteyenlere yardımcı oluyor. Aşağıdaki gibi uygulamalardan destek alarak mükemmel fotoğraflar çekebilirsiniz.

Popüler mobil selfie uygulamaları nelerdir?

Bu bölümde örnek olması açısından farklı amaçlara hizmet eden uygulamalara yer veriyoruz. Ancak sahip olduğunuz telefonun işletim sistemine göre Google Play veya App Store’u ziyaret ederek ücretli ya da ücretsiz birçok uygulama bulabilirsiniz.

Youcam Perfect

Ücretsiz olan bu aplikasyon daha çok yüze odaklanıyor ve bu yönüyle de kadınların ilgisini çekiyor. Youcam’de fotoğraftaki kusurları örtme, yüzün şeklini değiştirme, yüzdeki sivilce gibi istenmeyen şeyleri kapatma gibi özellikler var. iPhone ve iPad için iOS versiyonunu şuradan, Android cihazlar için olanını ise şuradan indirebilirsiniz.

Retrica

Buysa filtrelere odaklanan bir uygulama. Instagram’ın mobil app’inde bulunanlar yeterli gelmiyorsa Retrica 100’den fazla filtre imkanı daha veriyor. Bunların büyük kısmı ücretsiz fakat bazılarını almak için para ödemeniz gerekiyor. Uygulamanın iOS versiyonu şurada, Android için olanı ise şurada

Frontback

Bu uygulamanın fotoğrafı güzelleştirme ile ilgisi yok. Telefonun ön ve arka kamerasındaki görüntüyü aynı karede birleştirerek ilginç fotoğraflar çekmenizi sağlıyor. Ücretsiz olan aplikasyonun iOS versiyonu şurada, Android versiyonu ise şurada.

Meitu

Bu da Instagram ve Snapchat kullanıcıları arasında popüler olan bir diğer app. Özelliği, fotoğrafınıza makyaj yapması. Zaten bu nedenle “makeupPlus” (makyajArtı) olarak da geçiyor. Meitu’nun iOS versiyonunu şuradan, Android için olanını şuradan indirebilirsiniz.

Klasikleşmiş selfie pozları nelerdir?

Bu fenomen ile birlikte hayatımıza giren bir diğer olgu da birbirinden ilginç pozlar oldu. Bunlar arasında bazıları klasikleşerek sosyal medya tarihindeki yerlerini aldılar.

Bu bölümde klişe haline gelen ve insanların bazen sevdiğinden bazen de dalga geçmek için verdiği pozlardan örnekler yer alıyor.

1) Ördek dudak (duck face)

Bu klasik pozun özelliği adından da anlaşılacağı üzere dudakları öne çıkararak verilmesi. Çok popüler olunca 2014 yılında Oxford İngilizce Sözlüğe de anlı şanlı bir giriş yaptı.

2) Plajdaki bacaklar

Bu klasik pozda kişinin sadece bacaklarını ve havuz veya deniz manzarasını görüyoruz. Bunun mizahını yaparak aynı pozu ayak yerine iki sosis koyup çektirenler oldu ve bu akıma da “hot-dog bacaklar” adı verildi.

3) Ayna karşısında

Bu da klasikleşmiş bir diğer poz. Muhtemelen insanların evde birileri varken yalnız kalabildiği bir mekan olduğundan daha çok tuvalet / banyo aynası kullanılıyor. #mirrorselfie hashtag’i ile yüklenen bu poz aynı zamanda vücudunu sergilemek isteyenlerin de gözdesi.

Tarihe geçmiş 3 selfie hangileridir?

Bu fenomen adeta kasırga gibi estiğinden elbette “tarihe geçmiş” deyince buraya onlarca, hatta yüzlerce fotoğraf  konulabilir. Ancak bu seçtiklerimiz bize göre en önemlileri.

1) Çekilmiş ilk selfie

Bu eylem kişinin kendi fotoğrafını kendisinin çekmesi olduğuna göre aslında fotoğrafın tarihi kadar eski olduğunu söyleyebiliriz. İlk selfie 1839 yılında Robert Cornelius tarafından ABD Philadelphia’da çekildi. Buna fotoğrafçılık literatüründe “otoportre” deniyor.

2) İlk (bilinen) Türk selfie

Buysa yukarıda bahsettiğimiz Emrullah Ali Yıldız’ın fotoğraf stüdyosunda “görçek” adındaki makine ile çekilen bir fotoğraf. Kayıtlarda başka benzeri olmadığından buna Türkiye’nin ilk özçekimi demek bir bakıma doğru olacaktır.

3) Selfie kelimesini yaygınlaştıran selfie

Amerikalı ünlü talk show sunucusu Ellen’ın 2014’teki Oscar töreni sırasında Meryl Streep, Julia Roberts, Brad Pitt, Jennifer Lawrence gibi yıldızlarla birlikte çektirdiği bu fotoğraf Twitter’da milyonlarca kez retweet edilince kelimenin yaygınlaşmasına büyük katkıda bulundu.

Selfie çubuğu nasıl ortaya çıktı?

Özçekim tarzı fotoğrafların yaygınlaşması ile hayatımıza giren bir diğer sözcük de “selfie çubuğu” oldu. Bu aslında fotoğrafçıların yıllardır kullandığı monopod adındaki yardımcı aparatın modern zamanlara uyarlanmış hali.

1995’te yayınlanan “101 Gereksiz Japon İcadı” adındaki kitapta bugün kullandığımız selfie çubuğunun aynısına rastlamak mümkün.

Fakat koşulların değişmesi ile birlikte bir anda “gerekli” hale gelince Time dergisi tarafından bu kez 2014 yılının en önemli icatları arasında yer aldı.

Aklınızda bulunsun; tehlikeli olduğu gerekçesi ile pek çok ülkedeki tema park, konser alanı, müze, stadyum gibi yerlerde bu çubuğun kullanılması yasak.

Örneğin, Disneyland’lerde, Kâbe‘de, Londra’daki Ulusal Müze‘de, tenis turnuvası Wimbledon‘da izin verilmiyor. Yasaklayan yerler her geçen gün arttığı için gideceğiniz yerde izin verilip verilmediğine dair Google araması yapmakta fayda var.

Selfie’nin tehlikeleri var mı?

2015 yılında  selfie’den dolayı ölen insan sayısı köpekbalıklarından ötürü ölen sayısından daha fazla. Bu kadar ölüm olması tabii çok çok daha fazla yaralanma vakası olduğuna da işaret ediyor.

İnsanlar binaların tepesinde, uçurumların kenarında kendilerini çekerken aşağı düşebiliyor veya en güzel pozu vermeye çalışırken dikkatini başka bir yere verdiği için maalesef bir arabanın altında kalabiliyor.

Kazaların giderek artması üzerine örneğin Rus hükümeti “güvenli selfie” adında bir program başlatmak zorunda kaldı, çünkü ülkede özellikle silahla birlikte verilen pozlar esnasında pek çok insan yaralanıyor veya hayatını kaybediyor.